minik bir GökTaşı'nın feza maceRaları
Bu kategoriye ait ilk yazıyı 30 Mayıs 2009′da yazdığımı görünce tüylerim ürperdi. Vay be Emine’m tam 1 yıl evvel başlamışım meğer seni yapmaya. O zamanlar hiç böyle fikirler yoktu aklımızda değil mi? Hey gidi günler hey… Sen nelere kadirsin hey hayat!
İsmin Emine olacaktı, “Gökgözü” olması kısmetmiş. Kırmızı kemerini de bağladım sen giderken.
Hatalarım oldu, eksiklerim vardı, yanlışlarım vardı bu yolda. Hepsini not ettim yazacaktım ama şu an çoook yorgunum Eminem. Vardı da vardı işte, zaten eksik olmaz. Olsa, insan, insan olmaz robot olur. Hatırlıyor musun 1200 WAO’ya geçtiğim zaman cillop gibi olan yüzünü nasıl da ellerimle garççç diye çizmiş ve günlerce harcanan emeğimi heba edip o günlerce alın terini yeniden dökmek zorunda kalmış idim. Hatırlıyorum hatta ağlamış idim sanırım. Bir de BeTeBe cam mozaikleri epoksi ile yapıştırdığım zamanı unutmuyorum. Yüzümü gözümü bağlamış idim zehirlenmeyeyim diye. Tabi ilk dişçi alçısından aleti dökerken de epey keyifli idi.
Her ne olursa olsun sonuçta 1 şeye başladım ve bitirdim, niyetim hep belli idi ve bu niyet çerçevesinde elimi taşın altına koydum diye düşünüyorum. İstemeden, farkında olmadan kalp kırdı isem buradan özür dilerim.
Velhasıl, sevgi, sabır, acı ve aşk ile yoğurduğum sen şimdi başka ellerdesin. 3500 tane gencecik pırıl pırıl öğrencinin ve 100 tane o pırıltılara yol gösteren öğretmenin elindesin. O ellere seni teslim edip (burada ve burada) geri dönerken bana kalan ise o öğretmen & öğrencilerin gözlerindeki parıltı ve bir buket papatyam oldu. Başka da bir şey olmadı.
Bu Amatör Teleskop Yapımı 6″ f/5 yazı dizisinin şimdilik son yazısıdır.
Feryatların atıldığı şu günlerde sen ışıkla dol ve toz zerreciği gibi olduğumuzu insanlara göster ki gelecek nesillerimizin içindeki insan sevgisi hiç solmasın!!!….