Fırlatma rampasındayız. Geri sayım başladı. 10, 9, 8

Posted on by on Eylül 23rd, 2010 | 0 Comments »

Tarih 18 Eylül 2396. Tüm Dünya gazetelerinde ki manşet şu idi. “İnsan neslinin devam edebileceği gezegen nihayet bulundu!”

Genç ve alımlı güzel Uzay Mühendisi kadın o gezegeni keşfeden, Ötegezegen arayan ekipte idi. Dünya artık üzerinde yaşanamaz denen hale gelmiş idi. İklim değişiklikleri, küresel ısınma, enerji problemleri, su sorunu, açlık gibi felaketlerle mücadele eden Dünya’mızda nano teknoloji, uzay yolculukları, kök hücre çalışmaları, alternatif enerji kaynakları gibi SAF SONUÇ ve BİLİM’e ilgi duyarak yetişen nesillerin ürünü idi bu gezegenin keşfedilmesi. Sonra aklına hikayesini duyduğu bir kadın geldi. Hemen internetten o günü kadını kendi dilinden anlatan bir yazı buldu ve okumaya başladı.

Televizyonda canlı yayında spiker, fırlatma rampasındayız, geri sayım başladı. 10, 9, 8 diye saymaya başladığında yaşlı kadın iyice tirtir titremeye başlamış idi. Bastonuna zor bela dayanıyor idi. Bunu farkeden Uzay Mühendisi yakışıklı bir delikanlı durumu farkedip bir tabure uzatıverdi yaşlı kadına. Tıpkı 40 sene evvel olduğu gibi saçlarını düz taramış idi. Tek fark pamuk saçları idi :) E dile kolay sayım sıfıra geldiğinde Türkiye’nin ilk canlı uzay uçuşunu yapacak uzay mekiğinin düğmesine basacak olan ’O’ idi. Tüm kanallar, tüm ulus tek yürek olmuş onları izliyor idi. Gözleri tıpkı yukarıda olduğu gibi pırıl pırıl parlıyor idi hala :)

O 10 saniye ona bir ömür gibi gelmiş idi. Bütün hayatı film şeridi gibi gözünün önünden geçti. 20 sene önce gökbilimine verdiği destekten ötürü Fahri doktora ünvanı aldığı anı hatırladı. Bu vesile ile NASA tarafından ISS (Uluslararası Uzay İstasyonu)’na özel davetli olarak gitmiş ve çocukluk hayali olan uzaydan yerküreye sonsuz bir dinginlik ile bakma şansı yakalamış idi. Uçuş zamanı televizyoncuların sorduğu, “GökTaşı hanım, en büyük hayallerinizden birini daha gerçekleştiriyorsunuz, bundan sonra yapacak bir hayaliniz kalmıyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz” sorusuna “Unutmayın, bu evrende; aşklarımız, acılarımız, ilişkilerimiz, hayatlarımız, paramız, üzerinde yaşadığımız Dünya’mız dahi bir gün son bulacak. Lakin ebedi kalacak olan hayallerimiz. Yeterki insan nesli devam edebilsin!…” dediğini anımsadı.

Yazısını okumayı bitirdiğinde GökTaşı’nın halkı bilime indirgemek isteme amacının aslında ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladı.

Şşşş GökTaşı uyan artık :P

Az evel ütü yapar iken kurdum bu hayali :)  18 Eylül 2010 tarihinde ilk defa haziran 2009′da yüreğime düşen Mor Panjurlu Amatör Teleskop Yapım Atölyesi nin açılışını gerçekleştirdik. Teşekkür edecek o kadar çok dost varki… Lakin teşekkür etmek dahi durumu kurtarmıyor. Ama size söz veriyorum, biz o gün bir tarih yazdık, hepimizin adı da tarih kitaplarında bir gün yer edecek diyorum…

Yetmese de sonsuz şükranlarımı sunuyor ve deli dolu bilim aşkım ile sıcacık kucaklıyorum hepinizi.

Ve şimdilik son söz…. Hayalleriniz pasta yapmak olmasın, hayalleriniz sene 2396′da hangi galakside olursa olsun SİZİN pastalarınızı yapacak nesiller olsun :P

« Hayallerime 1 adım daha yaklaşırken…
Özel teşekkür yazısı »

Kategoriler

EtkinliklerKaldırım AstronomluğuSoluk Mavi NoktaTeleskop Yapım Atölyesi

Post tags

About Göktası

» has written 241 posts

Leave a Reply

Arşivler

Kategoriler